• uyku bozuklukları
  • ms
  • bas_agrilari
  • bel_agrilari
  • Felc
  • unutkanlik
  • epilepsi
  • istemsiz_hareketler
  • kas_hastaliklari
  • Menenjit
  • Parkinson
uyku bozuklukları1 ms2 bas_agrilari3 bel_agrilari4 felc5 unutkanlik6 epilepsi7 istemsiz_hareketler8 kas_hastaliklari9 Menenjit10 parkinson11

14. Uludağ Nöroloji Günleri

Detaylar için tıklayın




DUYURULAR


ÜYESİ OLDUĞU VE GÖREV ÜSTLENTLENDİĞİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUŞLAR:

Bursa Nöroloji Gönüllüleri Derneği Başkanı  

Klinik Nörofizyoloji EEG-EMG  Derneği / Bursa Şubesi

Kas Hastalıkları Derneği Bursa Şubesi (kurucu üye)

Bursa Multipl Skleroz Derneği Başkanı ( kurucu üye)  

Bursa Nörolojik Bilimler Derneği

Başağrısı Derneği

Beyin Damar Hastalıkları Derneği  

Türk Nöroloji Derneği

Alzheimer Derneği

European Federation of Neurological Society (EFNS)  

Mediterenian Society of Cerebro Vascular Disease

American Academy of Neurology



omer-faruk-turan



Beyin  damarlarının çesitli patolojıleri nedeniyle daralması ,tıkanması,veya yırtılarak kanın damar dışına çıkması sonucu ortaya çıkan klinik tablolara Beyin Damar Hastalığı denir.Strok veya İnme de denilmektedir.Beyin günlük yaşam için çok önemli fonksiyonları olduğundan İnme sonucu bilinç bulanıklığı,güçsüzlük,felç,konuşma bozukluğu,görme bozukluğu denge bozukluğu gibi çok ciddi durumlar ortaya çıkar ve bu olay gerek hasta yakınları gerekse hekimler tarafından önemle ele alınmalıdır.

Beyin Damar Hastalıkları dünya istatistiklerine kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü sırada, sakatlık sebebi olarak birinci sırada yer almaktadır.Nörolojık hastalıklar içinde birinci sırada yer alır. İnsan ömrünün uzaması nedeniyle görülme sıklığı artmıştır.

Beyin Damar Hastalıklarının %72 si 65 yaş üstünde, %3 ü 15-45 yaş arasında görülür, çocukluk çağında nadirdir.

Amerika Birleşık Devletlerinde her yıl 600.000 yeni Beyin Damar Hastalığı görülmektedir. 175000 i ölmekte, %40 ında ağır sakatlıklar kalmakta, %10 u tamamen iyileşmektedir.

Türkiye de ise her yıl 125000 Beyin Damar Hastalığı olgusu görülmektedir. %72 si tıkanma, %28 i kanama  şeklindedir. Batı ülkelerinde %85 i tıkanma %25i kanama seklindedir.

Beyin Damar Hastalığı yüksek ölüm ve sakatlık nedeniyle çok büyük sosyal ve ekonomik yük oluşturmaktadır.

Beyin metabolik olarak vücudun en aktif organıdır. Kanın %20, kan şekerinin %17, oksijenin %20 sini kullanır.

Beyin damarları 2 damar sisteminden beslenmektedir. Ön sistem esas olarak vücudu kontrol eden beyin bölümünü, arka sistem ise beyincik denilen dengeyi sağlayan aynı zamanda beyinden omuriliğe giden yolları beslemektedir.

Beyin enerji kaynağı olarak sadece şekeri kullanmakta, fakat aynı şekeri depolayamamaktadır, bu sebeple beyne giden kanın kesilmesi çok erken dönemde beyinde hasar yapar.

Beyin kan akımını arttıran sebepler beyinde karbondioksitin artması, oksijenin düşmesi, kan asitlerinin artmasıdır.

Beyin damar hastalıkları 1: Tıkayıcı tip 2: kanayıcı tip olmak üzere 2 guruba ayrılır.

Kanayıcı tip olanda a: beyin dokusu içine olan kanamalar b: beyin zarları arasına

(subaraknoid) kanama seklinde 2 ye ayrılır.

 

1) Tıkayıcı Tip Beyin Hastalıkları

Beyne giden kan akımının azalması veya kesilmesi sonucu  nöronun(beyin hücresi) yaşaması ve fonksiyon görebilmesi için gerekli olan oksijen ve şekerin(glukoz) sağlanamaması durumuna Tıkayıcı( iskemi) Tip Beyin Damar Hastalığı denir.Beyin damarlarında 5-8 dakikalık aksama beyinde geri dönülemez değişikliklere yol acar.Tıkayıcı Tipte Beyin Damar Hastalıklarının birçok risk faktörü vardır ve bunlardan bazılarından korunabilinir bazılarından korunamaz.

Korunulabilir (Düzeltilebilir) risk faktörleri:
hipertansiyon,
hiperlipidemi,
Şeker h.(diabetes mellitus)
obezite,
sigara, alkol,
hareketsiz ,hantal yaşama

Korunulamaz (düzeltilemeyen) risk faktörleri:
Kalıtım,irsiyet(genetik yatkınlık),
kalp hastalığı,
iltihabi hastalıklar(enfeksiyonlar),
Doğuştan damar bozuklukları(fibromuskular displazi,)
Damarın iltihabi romatizmal hastalıkları(arteritler)

A: Geçici İskemik Ataklar:
Genellikle 2-30 dakika süren maksimum 24 saatte geçen iskeminin yerine göre bulgu veren çoğu kez tekrarlayan, ortalama 3 yıl içinde %25 tamamen tıkanmaya yol açabilen klinik durumdur. Gün içinde tekrarlayabilir. Çok acilen doktora gidilmelidir. Bu dönemde yapılacak tedavilerle  yeni olaylar önlenebilir. Maalesef çoğu hasta gelip geçici olduğu için  başka sebeplerle olayı hafife almaktadırlar. Kalıcı inme geçiren bir çok hastada sorgulandıklarında öykülerinde geçici olaylar yaşadıkları anlaşılmaktadır.

B: Serebral Enfarkt (tamamen tıkanma):
Damarın tamamen tıkanmasıdır.En sık 2 sebepten oluşur.

    1: Tromboz: burada yasla birlikte artan damar duvarındaki bozukluk nedeniyle damarın tamamen tıkanması sonucu ortaya çıkar.

    2: Emboli: baksa bir yerdeki damar içinden kalkan bir plaktan veya en sık sebep olarak kalpten kalkan kan pıhtısının sebep olduğu tıkanmalardır.Kalp ritim bozuklukları embolilerin en önemli sebebidir.

Beyin damarı tıkandıktan sonra beyin şişmeye başlar, yumuşar, ödem oluşur. Beyin ödemi 4-5. günde maksimum seviyeye ulaşır ve tıkanmanın boyutuna bağlı olarak  hastanın genel durumunu bozup yasamı tehdit  edebilir.Tıkanmanın yerine bağlı olarak ön sistemde bir tarafta olan tıkanma karşı tarafta güçsüzlük,uyuşukluk gibi bulgulara,aynı zamanda konuşma bozukluğu ve görme bozukluğuna sebep olabilir. Arka sistemde tıkanma olursa başdönmesi, bulanık görme, kafa sinirleri tutulumu,düşme ve bilinç değişiklikleri görülebilir.

Ayrıca Hipertansiyonlu hastalarda görülen küçük içi boş olan tıkanma alanları da vardır bunlara Laküner Enfarkt denir.

Beyin kanaması (İntraserebral Hemorajiler)
Beyin dokusu içine olan kanamalar,tıkayıcı ve subaraknoid kanamalardan daha sık ölüm ve sakatlığa neden olabilmektedir.Amerika Birleşik Devletlerinde Beyin dokusu kanamaları %15 oranında görülürken, Türkiyede %28 gibi yüksek oranda görülmektedir.Kanamaların %35-50 si ilk 30 günde ölmektedir ve en çok ölümler ilk 2 günde olmaktadır.%6sıda hastaneye ulaşamadan ölmektedir.yasayan hastalardan sadece 5-10 u1 ay sonunda .%20si ise 6 ay sonunda fonksiyonel yeterliliklerine kavuşabilmektedir.Türkiyede yapılan çalısmalarda tüm inme vakalarında ilk 2 haftada ölüm oranı %11, bunun %9 u tıkayıcı tipte,%16 sı kanayıcı tipte beyin damar hastalıklarında olmaktadır.

Kanamalarda en sık sebepler
Yüksek tansiyon(hipertansiyon)
Damar yapı bozuklukları,
Anevrizmalar(balonlaşma) 
Travma(çarpmalar)
Tümörler,(Urlar)
damar iltihapları,
alkolizm,
kanı sulandıran ilaçlar( aspirin ,coumadin,heparin)

En önemli sebep ileri yaş ile birlikte süreli tansiyon yüksekliğine maruz kalmış damarlarda oluşan ve çok küçük anevrizmaların yırtılmasıdır.Zaten %50si Hipertansiyon hastasıdır.Kanamalarda ölüm sebebi olarak kanama bölgesinin kitle etkisi,ve bu kitle etkisinin yarattığı mekanik etkidir.Şişmiş olan beyıne az kan gider oluşmuş hasarı arttırır. Dünyada hala bir tartımsa olan Cerrahi müdahale sınırı konusunda en son yapılan araştırmalarda genel kanı olarak kanamanın alanı beyin yarımküreleri içinde 30 ml,beyincik içinde 8 ml olarak belirlenmiştir,fakat her hastanın kliniği farklı olduğundan ilgili hekimler bu sınırı biraz esnetebilmektedir.

Hasta 60 yasından büyükse,hipertansiyonu,kalp hastalığı varsa,ateşi düşükse,lokosit artmışsa ,vazospazm(damarlar büzüşmüşse)kan şekeri düşükse,damar yapı bozukluğu varsa,kanama alanı büyükse başlangıç gününde kusma varsa,alkolik durum varsa hastaların seyri ve sonucu kötüdür.

Beyin zarları arasına kanamalar (Subaraknoid Kanamalar)
Beyin Damar Hastalıkları içinde tıkayıcı tip, doku içine olan kanayıcı tip den sonra üçüncü sırada yer almaktadır.Kanayıcı İnmelerin %7 sini oluşturur.

Beyin dokusu ortalama 120 mililitre hacmi olan ve tüm beyini çepeçevre saran Beyin Omurilik Sıvısı(BOS) denen su içinde yüzmektedir.BOS subaraknoid bölge denilen beyin zarlarının arasında akar ve günde 5 defa kendini yeniler.Yine bu zarlar arasında Beyin Damarları bulunmaktadır.İşte bu damarlarda olan bir yırtılma subaraknoid kanamaya neden olur,ve bunun en sık nedeni bu damarların balonlaşmaları yanı anevrizmalardır.

Subaraknoid kanama görülme sıklığı yüzbinde 6 -28 olarak bildirilmektedir.  Ortalama yüz insandan ikisinde bu anevrizma bulunmakta olup,bunların %15 i kanar.

Subaraknoid kanamanın en sık nedeni travmadır ve kendiliğinden kanamanın en sık nedeni%80 anevrizmadır.Subaraknoid kanama geçiren hastaların %12 si hastaneye ulaşmadan,%25 i ilk 24 saat içinde,%50si ilk bir ayda ölmektedir.Yasayanların sadece üçte biri tam olarak iyileşmektedir.En sık 55-60 yaslarında,%30 u uyku esnasında Subaraknoid kanama olur fakat 6-20 gün öncesinde başağrısı bulguları hastada vardır.

Subaraknoid Kanama için risk faktörleri 
hipertansiyon,
sigara,
doğum kontrol hapları,
alkol,
ani kan basıncı oynamaları,
gebelik, 
ileri yaş,
kokain kullanımıdır.

Suaraknoid kanama ani şiddetli hayatında hiç yaşamadığı başağrısı ile başlar. İlerleyen dönemde baş dönmesi epileptik nöbet (sara), uykuya meyil, bilincin kapanması, göz ağrısı, görme bozukluğu eklenebilir.24 saatte ense sertliği eklenir.

Hastada anevrizma tanısı (tomografi ve MR tetkikleri)konulduktan sonra beyin anjiografisi yapılır ve anevrizmanın sekli ve boyutu tam olarak tespit edilir .Kanama sıvı içinde dolandığından belinden su alındığında normalde berrak olması beklenen BOS kanlı gelir ve kanlı akmaya devam eder.

Tedavi: Bu hastalarda tedavi beyin kanlanmasını arttırmaya yöneliktir,hastanın tansiyonu arttırılır, bol sıvı verilir (damar yolundan), kan volümü arttırılır. Yatak başı 30derece olarak ayarlanır, sessiz sakin bir odada sakinleştirilerek, ağrısı kesilir, nöbetlerin bulantıların önüne geçilmeye çalışılır.

Anevrizma tedavisi: Kanamadan cerrahi girişim en iyi yöntemdir,aynı zamanda endovaskuler coil embolizasyon denilen damar içinden yapılan müdahale ile cerrahi girişim risk ve fayda acısından fark yoktur.

Arteriovenöz Malformasyonlar (AVM): beyinde tümoral olmayan arterlerle venlerin birleştigi yumaklaşmış damar yapılarıdır ve kan buradan arterden (atardamar) direk vene (toplardamar) gecer. AVM ye bağlı kanamaların  %10 u öldürür, %30-50 oranında sakatlık görülür. Tedavi olarak öncelikle cerrahi girişim yapılabilir, aynı zamanda coil embolizasyon, gama-knife diger seçeneklerdir.

 

Beyin Damar Hastalıklarında Tedavi


Tıkayıcı Tipte Beyin Damar Hastalığı Tedavisi:
Tıkayıcı tip beyin damar hastalığında tedavi öncelikle ortada kalmış olan  ve beslenmesi tamamen bozulmuş beyin bölgesinden daha çok penumbra denilen çevredeki işlevi bozulmuş alanı kurtarmaktır. Öncelikle beyin ödeminin mutlak tedavisi gerekir. Eğer büyük damarlarda tıkanma olmuşsa bu damarı amcaya yönelik tedavi uygulanabilir. Tekrar oluşabılecek tıkanmanın önüne geçilmelidir. Kısa sürede hastayı mobil hale getirmek için çalışılmalıdır.

Emboli Karotis denilen damarlardan kaynaklanıyorsa ve bu damarlarda darlık %70 den fazla ise darlığa sebep olan plak operasyon ile çıkarılmalıdır.

En çok kullanılan koruyucu ilaçlar

Antiagreganlar: Aspirin, dipiridamol, klopidogrel, tiklopidin

Antikoagulanlar: Heparin, Warfarin, düşük molekül ağırlıklı heparindir.

Son dönemlerde kurulan strok ünitelerinde beyinde büyük damar tıkanmalarında tıkalı damarı amcaya yönelik trombolitik ilaçlar kullanılabilmektedir. Trombolitik tedavi ilk 3 saatte etkili olup, %15 kanama riski vardır. Tıkanma %21-93 oranında açılabilmektedir.

İntraserebral Kanama (beyin dokusu içine kanama) tedavisi
Burada tedavi kanama miktarına, bulgulara ve ödeme bağlıdır.Başağrısı ve kusmaya yönelik tedavi başlanmalıdır.Ödeme yönelik mannitol en çok kullanılır.Hipertansiyonu çok fazla düşürülmeden kontrol altına alınmalıdır. Hematom alanı büyükse boşaltılmalı, anevrizma veya AVM varsa operasyon sırasında tedavi edilmelidir.

Serebral Ven Trombozu: beyinde toplar damarda oluşan tıkanmalar da sebebe yönelik tedavi verilir.Eğer mikrobial bir hadise ise antibiyotik tedavisi verilmeli, yoksa yine oluşabilecek ödem tedavi edilmekle birlikte semptomlarına göre tedavi verilir.